Borsa İstanbul’da Yükseliş Rüzgarı: Pozitif Seyir Sürecek mi?
Borsa İstanbul’da Mart ayı, piyasalardaki pozitif fiyatlama reaksiyonu ile devam ederken bugün (19 Mart 2025) siyasi gelişmeler ışığında sert geri çekilmeyle karşı karşıya kaldı. Uzun bir süre 9450 – 10250 bandında fiyat hareketleri izlediğimiz BİST100 endeksi 10250 seviyesi üzerine çıkarak 11252 tarihi zirve seviyesine doğru yükseliş başladı umudunu yeşertmişti. Yukarı yönlü reaksiyonun altında yatan sebepler nelerdi? Şimdi yön nereye çevrilecek?
Enflasyon
Ay başında Şubat ayı enflasyon verileri açıklandı. Aylık %2,27 yıllık ise %39,05 olarak açıklanan veriler piyasa beklentilerinin oldukça altında gerçekleşti. Bu duruma en önemli etkinin sağlık sektöründeki düzenlemeler olduğunu söylemek mümkün. Veri sonrası fiyatlamaya bakıldığında, BİST100 endeksinde yukarı yönlü bir reaksiyon izlenirken en önemli adım Bankacılık endeksinden geldi ve XBANK endeksi günü %6,41 yükselişle sonlandırdı. TCMB’nin de faiz indirimine devam edeceği beklentileri ay başında endeksi destekleyen en önemli faktör olarak karşımızdaydı.
Faiz
Enflasyon verisinin hemen ardından 6 Mart’ta Para Politikası Kurulu toplantısı piyasanın ana odak noktasındaydı. TCMB piyasa beklentine paralel olarak 250 baz puanlık faiz indirim kararı verdi. Böylelikle politika faizi %45 seviyesinden %42,50 seviyesine indi. Piyasa tarafına baktığımızda, sürpriz etkisi yaratmayan karar ile beraber bir miktar kar realizasyonu gerçekleşse de BİST100 endeksi günü %2,65 yükselişle sonlandırdı ve bandın üst noktası olan 10250 seviyesinin üzerine çıkmayı başardı. Yukarı yönlü hareketin devamlılığını destekleyen ikinci adımda böylelikle faiz indirim kararı oldu.
Karar metnine bakıldığında ise TCMB, enflasyonda gevşeme sinyali görse de sürecin kırılgan olduğunu vurgulayarak sıkı para politikasını koruyacağını belirtti. Kredi ve mevduat piyasalarındaki olası dalgalanmalara karşı ek önlemler alınabileceği ifade edilirken, faiz kararlarının veri odaklı olacağı mesajı yinelendi. Bu sebeple Mart ayı enflasyon verileri, 17 Nisan’daki faiz kararı için kritik olacak ve dikkatle takip edilmeye devam edilecektir.
Hacim
Mart ayının başından bu yana BİST100 endeksinde ortalama 132 milyar TL BİSTTUM endeksinde ise ortalama 175 milyar TL işlem hacmi gerçekleştiğini görmekteyiz. Artan işlem hacminin piyasanın yukarı yönlü hareketini destekleyen en önemli faktörlerden biri olduğunu ve yüksek işlem hacminin piyasaya olan ilgiyi artırarak alım yönlü işlemleri günlendirdiğini söylemek mümkün. Önümüzdeki süreçte de işlem hacminin bu seviyelerde kalması ya da daha da artması endeksteki yükselişin devam etmesini destekleyebilir. Makroekonomik gelişmeler, Merkez Bankası’nın izleyeceği politika ve küresel piyasalardaki risk iştahı da işlem hacmi üzerinde belirleyici olmaya devam edebilir. Özellikle enflasyon ve faiz beklentileri piyasadaki hareketleri şekillendirebilir. İşlem hacminin güçlü kalması endekste yeni zirve seviyelere ulaşılması için oldukça önem taşımaktadır. Olası hacim düşüklüğü durumunda endeksin ivmesini kaybetme olasılığı da gündemimizde yer alabilir.
Avrupa’daki Gelişmeler
Avrupa'da altyapı ve savunma harcamalarına yönelik mali genişleme planları Euro'yu desteklerken, ABD'de Trump yönetiminin uyguladığı tarifelerin yarattığı ekonomik belirsizlik, ABD Dolarının hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülke para birimleri karşısında zayıflamasına neden oldu. EURUSD 1,02'lerden başlattığı yükselişini 1,10'lara taşıdı. Paritenin 1,10 seviyesindeki tutumu ise 1,15 mi yoksa 1,05 mi sorusunun cevabı için önem arz etmektedir. Türkiye’nin dış ticaretinde Avrupa Birliği (AB) ülkeleri kritik bir konumda. Özellikle toplam ihracatın neredeyse yarısının Avrupa’ya yapıldığı ve en güçlü ihracat partnerimizin Almanya olduğu düşünüldüğünde, EUR/USD paritesindeki yükseliş Türkiye’nin ihracat gelirleri açısından destekleyici bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu nedenle, paritenin 1,10 seviyesindeki tutumu, yeni dönemde dış ticaret dengesindeki olumlu seyrin devam edip etmeyeceği açısından dikkatle izlenmelidir. EUR/USD paritesinin yükselmesi Türkiye’deki ihracatçı şirketler açısından oldukça önemli. Şirketlerin karlılığını destekleyici bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple rekabet gücünü de artırabilir. Son dönemdeki hareketler ışığında baktığımızda paritedeki yukarı yönlü reaksiyonun BİST100 endeksinin 10250 seviyesi üzerine çıkmasına destek olduğu söylenebilir.
Yabancı Yatırımcı İlgisi
Şubat ayında yabancı yatırımcıların alımlarına devam ettiği izlenmektedir. Bu durum, Türkiye piyasalarına yönelik ilginin yeniden canlanabileceğine işaret etse de, 301,17 milyon dolarlık giriş, geçmiş yıllardaki büyük yabancı yatırımlarla kıyaslandığında hala görece sınırlı kalmaktadır. Haftalık verilere bakıldığında ise yıl başından bu yana 7 Mart ile biten haftayla birlikte hisse senetlerinde 438,71 milyon dolarlık alım gerçekleştiği görülmektedir. 2024 yılının negatif tarafta sonlanmasının ardından 2025 yılına alımla devam ediliyor olması da oldukça önemlidir. Yabancı yatırımcı ilgisinin artmasını sağlayabilecek temel faktörler arasında, TCMB’nin enflasyondaki düşüşe bağlı olarak faiz indirimlerine devam etmesi, ülke risk priminde azalma ve Türkiye’nin gelişmekte olan ülke piyasalarına kıyasla iskontolu seyretmesi öne çıkmaktadır. Türkiye ekonomisindeki makroekonomik iyileşme de yabancı yatırımcıların piyasaya olan ilgisini artırabilecek unsurlar arasında değerlendirilmektedir.
Teknik Değerlendirme; 2024 Temmuz zirvesi 11252 seviyesine yaklaşan ancak siyasi gelişmeler ışığında sert düşüşler kaydeden Bist100 endeksi ilgili düşüşlerle 55 günlük ortalama 10049 seviyesine ulaştı. Teorik açıdan 55 (10049) ve 200 (9698) günlük ortalamalar endeksin yeniden iyimserliğini konuşabilmemiz adına önemli referans bölgeler karşımıza çıkmaktadır. Bu açıdan endeks ortalamaları dip kabul edecek mi hususunda bugünkü (19 Mart 2025) performansı takip edeceğiz. Olası toparlanma durumunda 10250 seviyesi üzerinde izlenecek kalıcılık ise dönüşe psikolojik olarak teyit kazandırması açısından ayrıca takip edilebilir.